Göğüs Hastalıkları Hastanesinde hizmet vermeye başlayan uyku laboratuarında "Uyku apnesi sendorumu" takip ediliyor.
Göğüs Hastanesi'nde Uyku Laboratuvarı hizmette
Göğüs Hastalıkları Hastanesinde hizmet vermeye başlayan uyku laboratuarında "Uyku apnesi sendorumu" takip ediliyor. Hastane Başhekimi Dr. Yenal Duğral "Uyku ünitesi Giresun'da bir ilk. Vatandaşlarımızın da yoğun ilgisi var" dedi.
Giresun Göğüs hastalıkları Hastanesi'nde hayırsever iş adamımız Öner Hekim tarafından bağışlanan cihazlarla kurulan uyku laboratuvarına uyku bozuklukları bulunan vatandaşların yoğun ilgi gösterdikleri öğrenildi.
Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Yenal Duğral, “Uyku apnesi sendromu” olarak bilinen uyku bozukluğunun insanların uykuda ölümlerine varabilecek düzeyde olabildiğine dikkat çekerek ”Kurulan uyku laboratuvarı sayesinde uyurken nefesleri kesilen, göğüs, burun, kulak, boğazlarında sorunları olan hastaların teşhisleri burada yapılabiliyor. Bugüne kadar 50 hastaya hizmet verdik” dedi.
Başhekim Duğral, uyku laboratuvarından günde 1 kişinin yararlanabildiğini, Şubat ayında hizmete giren uyku laboratuvarındaki doktor eksikliğinin de bu dönemde giderilmiş olacağını kaydetti.
UYKU APNESİ NEDİR ?
Dr. Yenal Duğral, uyku apnesinin yüzde 23 oranı ile yaygın görülen bir durum olduğunu ancak yol açtığı sorunların dolaylı olması nedeniyle çok önemsenmediğini belirtti. Uykuda solunum durması ya da yavaşlaması olarak açıklanabilen uyku apnesinin vücuttaki oksijen seviyesini düşürdüğünü belirten Duğral, "Bu da derin olan uykuyu yüzeyselleştiriyor. Gece derin uyuyamıyorsunuz, bunun sonucunda da sabah zor uyanıyorsunuz ve gün içinde uykunuz geliyor" dedi.
Uyku apnesinin neden olduğu yorgunluk ve uykusuzluğun, gün içinde kişinin sık sık uykusunun gelmesine neden olduğunu dile getiren Dr. Yenal Duğral, "Kişi uyuyamadığında dikkati dağılıyor, sinirleri geriliyor. Bu da agresif olmasına, trafikte ya da iş yerinde çeşitli kazalara yol açıyor" ifadelerini kullandı.
Dr. Yenal Duğral, bu sorunu olan kişilerin araç kullanırken uykuya dalabileceğine ve bunun da kazaya neden olabileceğine dikkat çekti. Uyku apnesi sorunu olan kişileri tatil planlarını yaparken uzun süre araç kullanmamaları ve sık sık mola vermeleri gerektiği konusunda uyaran Duğral, uyku apnesinin kişiye verdiği bu zararların yanı sıra doktora getiren şikayetlerin başında horlama olduğunu söyledi.
Dr. Duğral, "Hava yolunda tıkanma ve daralma yaşanması, hava yolunun çevresindeki yumuşak dokuların titremesine ve küçük dilin sallanmasına neden oluyor. Bunlar sallandıkça ve titredikçe dışarıya kaba bir gürültü (horlama sesi) çıkıyor. Bu da çevreye rahatsızlık veriyor" dedi.
Oksijen yetersizliğinin en fazla neden olduğu hastalığın, damarların kasılması ve hipertansiyon olduğunu söyleyen Duğral, "Hipertansiyonun ötesinde bu insanlarda, kalp atışlarında bozukluk olabiliyor. Felçler, hatta uykuda ölümler görülüyor. Aritmiler ortaya çıkıyor. Uyku kalitesi bozulduğunda gece iyi uyuyamayan kişi eğer öğrenciyse derslerinde, çalışan ise iş yaşamında başarılı olamıyor. Kaliteli uyuyamayanlarda kişilik değişikliği meydana geliyor. Kızgın, bazen depresif eğilimli kişilik farklılıkları görülüyor. Araç kullanırken uykuya dalabiliyor, bunun sonucunda da kazaya neden olabiliyor" açıklamasında bulundu.
Yeşilgiresun
Bu haber 107 defa okunmuştur.